Hubyar'da Cem Töreni 24 Aralık 2025, 23:28
HUBYARLILARIN CEM TÖRENLERİ Alevilikte gönüller tarikatı görüm sorum cemi. Yıl görgüsü pir sorgusu, kurban cemi, yol kurbanı, adak kurbanı bayram kurbanı, gücü yetene aÅŸure kurbanı, Hızır kurbanı hali vakti yerinde olan muhipler bu kurbanı keserler. Fakat Abdal Musa kurbanında bir de görüm sorum birlik kurbanında komÅŸu ile beraber olursun. Çünkü o kurbanların bir kazanda kaynaması lazımdır. Gatiresi Haktır. Lokmalar karışır müminler barışır. Alevilikte kurbana harcanan parası ve kazancı en hayırlı kazançtır. Alevilikte BektaÅŸilikte kurban alan insana çok talimat verilir. Kurban alanlar bu hususlara çok dikkat ederler. Mesela kurbanın gözü kör olmayacak, bacağı kırık olmayacak, boynuzu kırık olmayacak, anadan doÄŸma kulaksız olmayacak, kulağının yandan çoÄŸu kesilmiÅŸ olmayacak. Haddinden fazla zayıf olmayacak. Bu tür olmayan kurbanı aldırmazlar. Ozürlü koç kurban olamaz.
Alevi BektaÅŸiler cemi çok yaparlar. Fakat senede bir yıl görgüsü yaparlar bu yıl görgüsünde baÅŸta dede olmak üzere o köyün ileri gelen iyi adamlarından oniki kiÅŸi meydana geçirirler. Bu oniki kiÅŸiye haklıya haklı, haksıza haksız diyeceÄŸinize kimseyi kimseden ayırmayacağınıza ÅŸu benim yeÄŸenim, öbürü elim demeyip hakkın doÄŸru sözünü söyleyeceÄŸinize tekbir getirilir, yemin verilir. O kiÅŸiler görüm sorum bitene kadar dedenin yanından ayrılmazlar. Ceme tellalla toplanılmaz. Cemin ayrı ayrı hizmetçisi vardır. Cemi okuyup buyur edip toplayan kiÅŸiye Peyik ismi verilir. Peyik haber eder. Zaten evi belirlidir. Herkes boy abdesti alır. EÅŸiyle beraber cem evine gelir. Tarikat toplanır. Elinde asa ile bir layıkından gözcü ortaya geçer. Duasını alır. Cemde düzeni saÄŸlar. Salman-ı Pak suyu bir adam eline bir temiz leÄŸenle bir ibrik alır. Layıkından biri de bir havlu alır. İbriktar ön sıranın eline su döker. O biri de peÅŸkirle siler buna tarikatta, elime dilime, belime gözüme, özüme sahibim niyazıma belibest demiÅŸim. Kendimi Allah`ın kulu peygamberin ümmeti ehlibeytin yol bendesi olarak bu suyu kendime layık görüyorum. Bu cemaatte bulunanların erkekse büyüÄŸü babam em salim, kardeÅŸim, küçüÄŸü evladım, eÄŸer kadınsa büyüÄŸü annem, emsalim bacım, kardeÅŸim küçüÄŸü kız evladım Hak için toplanan bir topluma müminin müslüm bacı kardeÅŸ olarak tanımazsam Muhammed`in tacının Ali`nin kılıcınının hışmından gideyim, anlamını alır. Selman suyu hizmeti biten süpürgeci ortaya çıkar. Seydi FaraÅŸ ismiyle anılır o. Tertemiz olan, ortalığa bir niyet eder, Süpürge çalar. Zaten bu hizmetler yürürken herkes marifete gelir, diz çöken. Bacılar ayak üzeri dara geçer. Hiçbir candan ses çıkmaz. Dede okur okur gözcü gerçeÄŸe Hüüü der, gerçek olan canlar kıpırdamazlar. Layıkı denilen bir can on iki renkten olan bir çecim ona seccade ismini Ismail`e inen koçun postundan FeniÅŸtahlar vermiÅŸtir. Seccadeyi eline alır. Ortaya geçer, kaldırın duaya durur. Dede duasını eder seccade serilir, seren adam onun dört tarafına niyaz seccadeye iner, dört tarafına niyaz etmek Cebrail ile Mikail`e, İsrafil`e, Azrail`i niyettir. Bir de ortasına niyaz eder. O daHak Muhammed Ali`ye kalpçe bunlar buradadır, iÅŸaretini gösterir. O seccedenin üzerine Allah kendi arasında büyük kabahati günahı olan kendine güvenip geçemez. O seccadenin üzerinde geçen kurt ise koyun olur. Zakirler yani aşıklar duasını alır. Yani o toplumda dededen sonra aşık baÄŸlama eÅŸliÄŸinde zikreder. Delil deyip elovaz imam okur. Sofracı lagup paydağı alır. Kırklar meydanında aÅŸkla ÅŸevkle pervaz döner. Iznikçi duasını alır. Cemevinin temizliÄŸini yönetir. Bekçiler ceme gelenin gidenin güvenliÄŸini saÄŸlar. Çırakçı eline delil alır, salavet getirir delili uyandırır. Saka gelmiÅŸ geçmiÅŸ ÅŸehitlenimizin ruhu ve canı için su dağıtır. Lagup sofra serer. Kurban yemek vazifelerini yapar. Hakkı hakkına dağıtır.
Cem Ayini
Cemevine gelmeden önce herkes kendi evinde abdest alır ve sire bedenlenini yıkan, pak eder bedenini temizler gönlünü temizlemek için de eÄŸer kendi hanesinde ev halkıyla gönül küsüsü veya bir kırgınlığı var ise razılık alırlar. Küçükler büyüklerin elini öper, büyükler küçüklerin gözünü öper, ellerine çörek veya kömbe veya elma ÅŸeklinde lokma alırlar. Besmele çekerler, olgun bir ÅŸekilde evlerinden çıkar. Cemevine gelirler. Dış eÅŸiki takiben ayakkabılarını çıkarırlar. Herkesin ayakkabısının yeri vardır. Oraya koyarlar. İznikçi hizmeti yapan ayakkabılarını yerli yerine düzer. Ceme giren canlar tarikat evinin saÄŸ tarafı Hz. Hüseyin`e niyet, sol tarafı İmam Hasan`a hürmet, eÅŸiÄŸi Hz. Fatime aÅŸkıyla Hz. Fatime`nin ÅŸehit olan medet mürüvet imdat sevgisiyle saÄŸ eli iÅŸaret parmağına niyazbent olur, ceme girer. O canlar tarikat hizmetine girmiÅŸ kabul edilir. O tür ceme giren o tarikatın devamı son bulup iyilikle oturan duran olup dağılma kadar kendini ölü sayan, dünya iliÅŸkisinden elini çekip manevi hizmete girmiÅŸtir. Alevi derviÅŸleri der ki geceleri Hak pazarı gündüzleri halk pazarı derler. O tarikata girenler Hak için ibadet ederler. Tarikata giren kadınlı erkekli ev halkı yanyana eller göÄŸüste saÄŸ ayak, sol ayak üzerine yaklaÅŸmış vaziyette kafayı biraz ileri uzatmış, vücudu ileriye meyillendirmiÅŸ durumda dedenin darına duasına dururlar. İçlerinden ev büyüÄŸü özüm darda yüzüm yerde, dilim mürüvette dem erenleri, der. Dede o canlara ÅŸu duayı okur: Bismi ÅŸah gelmeniz kutlu, aÄŸzınız tatlı ola. İsteÄŸinizi dileÄŸinizi Muhammed Ali vere. Ali katarından Hüseyin yolundan ayırmaya. Ustadımız Ali, pirimiz Hacı BektaÅŸ-ıVeli yardımcınız ola. GerçeÄŸe hüüü... der. Dua edildikten sonra cemde görev yapan gözcü düzenli olarak yerlerini gösterir. Gelen canlara cemde oturanlar merhaba anlamında.
Hubyarlıların Kemerbest Bağlaması
Hüüü... Yeni gelen canlar tarzında gönül almak olur. O canlar da aynı kelimeyi elini göÄŸsüne koyarak kıyemle hüiüü derler. Hüüü demek de Cenab-ı Allah`ın binbir isminden biridir. Yani bir hoÅŸgörü kabul edilir. Tekrar dede o gelen cana desti post darın divanın hakikatında kabul ola. Rahat otur, ferrah otur, der. Herkes mizan üzere yerli yerine oturur. O cemde oniki hizmet sahiplerinin bellerine kemerbest ismi verilmiÅŸ. Güzel yeÅŸilden ÅŸerit yapar. Onu baÄŸlarlar. O bu deme giren müminlere ikrardır. Bu baÄŸ ÅŸunu temsil eder. Gözümü baÄŸladım, haram bir yer gözlemeyeceÄŸim. Elimi baÄŸladım, haram hiçbir nesneyi elime almayacağım. Dilimi baÄŸladım, dilimle küfür dedikodu etmeyeceÄŸim. Belimi baÄŸladım, harama kuÅŸak çözmeyeceÄŸim. Ayağımı baÄŸladım ÅŸer yola adım atmayacağım. Uçyüz altmışaltı damarımı baÄŸladım, üçyüz altmış altı gün gelene kadar hiçbir kimseye fena meyilde bulunmayacağım. Allah ÅŸahit olsun, der.
Hubyarlıların Kemerbest Çözmesi
O Kemerbesti baÄŸlayan bir can hizmetler, o güne mahsus bitince çözer. Çözümün manası gözümü açtım, hak didanı cemalı gözleyeceÄŸim. AÄŸzım açıldı. Hak kelamını çok söyleyeceÄŸim. Hak lokmasını çok yiyeceÄŸim. Kulağım açıldı. Hak kelamı dinleyeceÄŸim. Elim açıldı hak için, hizmette bulunacağım. Ayaklarım açıldı. Hak yoluna yürüyeceÄŸim. Sevgim saygım aÅŸkım Allah Muhammed Ali yoluna olacak, anlamını taşır.
Tarikatta özler Allah`a teslimdir. Sözler kamili mürÅŸitlere teslimdir. Dem gözler için zikretmek aşığın Höküm Dede`nin yani İmam Hüseyin`e Hacı BektaÅŸ-ı Veli`ye vekaleten pir postunda oturan dedenindir. Dede nasihat eder, fetva verir. Muhabbet eder, cemaat onu dinler. Üç sünneti yedi farzı kırk makamı, oniki erkanı önemle konuÅŸur. Cemaatte oturanlar onu haklar aşık baÄŸlama eÅŸliÄŸinde delil deyiÅŸ mersiye okur. Dede dua eder. Cemaat Allah Allah, der.
Dedenin Vazifesi
Seydi kainat Hz. Fahri Ale Muhammet Mustafa`ya selavet, der. Bismillahi el rahman, el rahim la feta ille ali la seyfi zülfikar illa düldül, illa kamber illa ÅŸah, der baÅŸlar. Hz. Peygamberin ümmetleri Ehlibeytin yol bendeleri İmam Hüseyin`in kuzuları dinim dini İslam elmim kitabı Kur`an, Kabe-i Åžerif kıblem, Allah`ın kuluyuz, peygamberin ümmetiyiz, Kalubela`dan beri müslümanız, Kalü Allah belü Muhammet Besmelei ÅŸerif getir, bismillahi el rahman el rahim. Kelimeyi tevhit getir ley la ha ille Allah, Muhammet Resullullah Kelime-i Åžahadet getir, eÅŸhedü enla ilaha illeallah ve eshedü enna Muhammeden Resulullah. Hamdolsun Ale dini İslamız, ümmeti muhammeddeniz, sünneti cemaatdeniz, müminiz, emaneti billahi imanımız vardır. Hak Teala Hazirelle`nin nice bilirim der, sen birdir bir bilirim yok. Åžeriki var naziri varetmiÅŸtir. Ketmi Adem`den Adem`i ahır zaman peygamberi Muhammed Mustafa`yı nice bilirim, dersen bu husus peygamber yaratılmıştır.
Aburun`dan hem cihan hem sıracı hem mümin ki Hak Teala halek çün buyurdu arşı kürsü lefi kalem on sekiz bin alem onun yüzü hürmetine yaratılmıştır. Onun için gökten yüz dört kitap inmiÅŸtir. Onun hükmü kıyamete kadar bakırdır, Muhammed Mustafa Abdullah Abdal Muttalip oÄŸludur. Tanrı`nın aslanı Ali Ebu Talip OÄŸludur. Onlar öz amca çocuÄŸudur. Muhammed yetim kalmıştır. Ebu Talib`in eÅŸi bekset kızı Fatime kayının oÄŸlu Muharnmed`e çok baktığı için Muhammet kızının adını Fatime koymuÅŸtur. Fatimeyi de amcasının oÄŸlu Ali`ye vermiÅŸtir. Ey cemaat Ali`yi Muharnmed`i ve ehlibeyti seven canlar eliniz ile koymadığınızı almayın, gözün ile görmediÄŸinizi söylemeyin, yalan söyleyip hakka asi olmayın, dedikodu yapmayın, iftira maskaralık yapmayın, hakkın doÄŸru yolunu bırakıp eÄŸri yanlış yola gitmeyin, dininizi imanınınızı ÅŸeytana satmayın. Åžu yalan dünyada ahrete gitmeye azık hazırlayın. Hükümetimizin emri itaatlarına baÄŸlı olun. Atatürk`ün izinden ayrılmayın, kanımızdan yoÄŸrulan bayrağımızdan sevginizi uzaklaÅŸtırmayın, der.
Fetvayı verdikten sonra oniki imamların ismi gelerek duvaz okumaya başlar.
Satarımda gördüm seni yardıma
YetiÅŸ car günleri Ali Muhammed
Bastığın turaplar derman derdime
YetiÅŸ car günleri Ali Muhammed
Hasan`ın sevgisi candan ırılmaz
Hüseyin`i seven her giz yorulmaz
Dünü günü meylim senden ayrılmaz
YetiÅŸ car günleri Ali Muhammed
Ol İmam Zeynel`i candan severim
Muhammet Bakır`ı dener ağlarım
İmamı Cafer`i tesbih eylerim
YetiÅŸ çar günleri Ali Muhammed
Benim sevdiceğim Musa-ı Kazım
İmam Rıza`ya vardır niyazım
Taki Naki kabul eyle sen sözüm
YetiÅŸ bun günleri Ali Muhammed
Askeri meyti melhem eyle yareye
Aşığın emeğini verme araya
Zefil ben de geldim müvret demeye
YetiÅŸ bun günleri Ali Muhammed
Hatayi, Kul Himmet, Pir Sultan kendi
Kur`an Muhammed`e kandilden indi
Mücüzatını görenler bu dine döndü
YetiÅŸ bun günleri Ali Muhammed
KIRKLAR MECLİSİ
Buna benzer duvazlar okuduktan sonra aşık Hz. Peygamberin mehraca gittiÄŸini mihraçtan gelirken Kırklar diye bir meclise uÄŸradığını, mihracın kapısında önüne kükremiÅŸ bir arslan çıktığını, aslanın aÄŸzına parmağındaki hatem yüzüÄŸü verdiÄŸini, mihracı seyran ettikten sonra Kırklara uÄŸradığında kendinin aslanın aÄŸzına verdiÄŸi hatem yüzüÄŸü Hz. Ali`nin parmağında gördüÄŸünü, peygamberin Kırklara sual sorup size kimler dediÄŸi onların içinden birinin söz alıp bize Kırklar derler, dediÄŸi peygamber Kırklara ÅŸöyle bir sayı yapıp ya siz otuz dokuzsunuz, Kırklar olduÄŸunuz nerenizden belli sizin ulunuz kim, küçüÄŸünüz kim? Kimi kaynaklara göre Hz. Muhammed mihraca çıkar. Tanrı ile 90 bin kelam konuÅŸur. Bunun 30 bini sırrı hakikat olup, Hz. Ali`de kalmıştır. Mihraçta Hz. Muhammed`e süt, bal, hurma, elma verildiÄŸi söylenir. Bal aÅŸka süt sevgiye, elma dostluÄŸa hurma ise doÄŸruluÄŸa iÅŸarettir. Yoluna çıkan arslana yüzüÄŸü verir aslan sakinleÅŸip yoluna devam edip gider. Muhammed Tanrı ile görüÅŸtükten sonra ÅŸehire döner. Yolu bir dergaha düÅŸer, merak edip o dergahın kapısını çalar. İçerideki ses kimsiniz, der. Muhammet ise ben peygamberim içeri girmek istiyorum, der. Kapı açılmadan içeriden gelen ses peygamberliÄŸini git ümmetine yap bizim aramıza peygamber sığmaz der. Hz. Muhammed kapıdan ayrılıp yürümeye baÅŸlayınca gaipten gelen sesin ayrılmamasını kapıyı yine çalmasını ama yanıtı farklı vermesini söyler. Bu kez Muhammed yine kapıyı çalar. Yine içeriden kimsiniz diye sorulur bu kez Muhammed ben de sizden biriyim. Bir insanım. Sizi görmek istedim, der. Bu yanıttan sonra kapı açılır. Muhammed içeri alınır. İçeriden hoÅŸgeldin, sefa geldin, uÄŸur kadem getirdin, diye karşılarlar. Hz. Muhammed içeride oluÅŸmuÅŸ bir meclis görür. Hatta sayımını da içinden yapar. Tam otuz dokuz kiÅŸi vardır. Üstelik bu meclis kadın ve erkeklerden oluÅŸmuÅŸtur. Bunların 22`si erkek, 17`si kadındır. Muhammed`e yer gösterirler. Oda gösterilen yere oturur. Hz. Ali de o meclistedir. Muhammed tesadüfen Ali`nin yanına oturur ve Hz. Muhammed sorar. Sizlere kimler denir, der. Bizlere Kırklar denir, diye yanıt alır. Ama burda 39 kiÅŸisiniz, saydım der. Selman-i Pak Seydullaha gitti Pars`tedir denir. Peki sizin ulunuz kim, büyüÄŸünüz kim, küçüÄŸünüz kimdir, diye sorar. Hz. Muhammed`e gelen yanıt ÅŸöyle olur. Bizim küçüÄŸümüz büyüyümüz yoktur. KüçüÄŸümüz de uludur, büyüÄŸümüz de uludur. Birimiz kırktır, kırkımız birdir, denir.
Bunun üzerine Muhammet Meclisten bunu kendilerine kanıtlamalarını söyler. O sırada Ali kolunu uzatır ve gömleÄŸini sıyırır. İçlerinden biri destur diyerek bıçağın ucu ile kolunu hafif kanatır. Kolundan bir damla kan akar. O anda her canın kolundan birer damla kan gelir. Kırkıncı canın bir damla kanı da pencereden içeri gelir bu ise taÅŸradaki Selman-i Pak`ın kanıdır. Sonra Hz. Ali kendi kolunu baÄŸlar, kanaması durur. Bir bakar ki kırkının kanaması durdurulmuÅŸ, Selman-i Pak Pansa`dan dönüÅŸte bir üzüm tanesi getirir. Onu Hz. Muhammed`e verir. Kırklara bölüÅŸtürülmesi istenir. Verilen kapta üzüm tanesini ezer. Çıkan demi o meclise dağıtır. Kırklar üzüm suyunu içerler hep birlikte. Mest olurlar, ya Allah deyip semaha girerler, semah dönerler. Hz. Muhammed de onlara katılır. Büyük bir coÅŸku ile vecd halinde semah dönülürken Hz. Muhammed`in başından sarığı emamesi düÅŸer. Kırk pareye bölünür. Kırklar parçaları bellerine baÄŸlanlar. Kemerbest yaparlaı; Hz. Muhammed Kırklar Meclisine pirlerini sorar. Pirimiz Ali`dir derler. Böylece Hz. Muhammed Ali`nin de orda olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸ olur. Ali, Hz. Muhammed`in yanına gelir. Hz. Muhammed ve Kırklar Ali`ye sevgi saygı gösterirler. Yer açarlar. Bu arada Hz. Muhammed Ali`nin parmağında mihraca giderken aslana verdiÄŸi hatem yüzüÄŸü görür. Ali`ye sarılır onu baÄŸrına basar. Alevi inancında kadın ve erkek canlılardan oluÅŸan Kırklar Meclisi`nin ve Kırklar Cemi`nin tayin edici önemi vardır. Anadolu aleviliÄŸinin inanç temellerinin yaÅŸam biçiminin dünya görüÅŸünün felsefesinin kökleri bu söylencede aranmalıdır.
Kadın ve erkek canlılardan oluÅŸan Kırklar Meclisi mitolojik anlamda da olsa alevilerin dinsel ve sosyal örgütlemelerinin tarihsel kaynağı kabul edilebilir. Bu anlamda da bu söylencede geçen sembolik özellikler, Alevilik açısından ayırdedici öneme sahiptir. Kırklar Meclisi`nin kadın ve erkekten oluÅŸumu kadın ve erkek eÅŸitliÄŸinin önemini vurguluyor. Kırklar Meclisi ile Hz. Muhammed arasındaki diyalogdaki vurgulardan birimiz kırk, kırkımız bir olgusu, eÅŸitliÄŸi, insan olmayı. turap olmayı vurguluyor. GerçeÄŸin gökte deÄŸil, yerde olduÄŸu, meclisin sembolik önemi ile vurguluyor. Herkesin eÅŸit ve ulu olması vahdetde kasret kasretde vahdet varlıkta birlik, birlikte varlık iliÅŸkisini ifade ediyor.
Kaynakta alevi inancında tanrı`nın peygamberin ve insanın yeri belirtilmektedir. Aslan ve yüzük sembolü ise insanın Tanrı`nın bir ifadesi onun bir yansıması, parçası olduÄŸu ve Adem`in Hak`kın halifesi olduÄŸu anlayışını vurgulaması açısından önemini görüyoruz. Bu örnekte Alevi-BektaÅŸi ibadeti olan cemin ve semahın da kökleri belirtilmiÅŸ oluyor.
Bu söylence Anadolu`da yaklaşık bin yıldır her tür olumsuzlanmaya karşılık alevilerin cem ve cemaatlerinde sosyal hayatlarında kadını bir bütünün ayrılmaz parçası gören lokmasını yoksullarla kırka bölerek paylaÅŸmasını bilen insana en iyi en yüksek deÄŸeri veren aleviliÄŸin saÄŸlam mayasını güzel ahlakını ve hoÅŸgörü temiz sadık bir toplum olduÄŸunu dile getiriyoruz.
Musa Tur dağında koyun gütmezdi,
İbrahim kendini nara atmazdı,
Melekler Adem`e secde etmezdi,
Onuru anlında görmeseydi.
MUHAMMED`İN MIHRACA GİTTIGİ
Hubyarlı tarikatında oniki hizmetin içinde Aşık Hozan ezgisiyle baÄŸlama eÅŸliÄŸinde her zaman söylenir
.
Mihraçlama
Geldi Cebrail buyurdu
Hak Muhammed Mustafa`ya
Hak seni davete okudu
Mihraçta kadim hoca
Evvel emanet budur ki
Daima erkana yatasın
Pir Rehber tutasın
Tarigi müstagımına
Yol verdiler Muhammed`e
Yoktur senden bir aziz
İpti senden el tuttular
Hak buyurdu vetdü???????
Muhammed bel bağladı
Anda gördü ahmeri
İki gönülü bir ettiler
Yürüdüler dergaha
Vardı dergah kapısına
Gördü bir arslan yatar
Arslan ona hamle kıldı
BaÅŸa koptu bir figan
Buyurdu sırrı kainat
Korkmasın habibim dedi
Hatemini ağzına verdi
Aslan ister niÅŸana
Hatemi ağzına verdi
Aslan onda oldu zehin
Yol verdiler Muhammed`e
Aslan gitti penaha
Vardı Hakkı davet etti
İptida bunu söyledi
Ne hiddetli ÅŸirinin var
Hayli cevreyledi bize
Gördü bir beçare derviÅŸ
Hemen yutmak diledi
Emmim oğltı Ali olaydı
Dayanırdı ol zare
Ey benim sırrı devletim
Sana tabiidir ümmetim
Eğilip bir secde kıldı
Kıbleyi güpben yana
Kudretden üç fon geldi
Sütü elma baldan aldı
Muhammed destini sundu
NuÅŸ etti azimetullaha
Doksan bin kelam danıştı
İki gönül dostuna
Tevhidi armaÄŸan verdi
Yeryüzünde insana
Muhammed ayaÄŸa durdu
Ümmetini diledi
Ümmetime sünnet olsun
Dedi şahı evliya
Engine koydu özünü
Turaba sürdü yüzünü
Hak gönderdi cennetten
İki salkım üzümü
Vardı Kırklar makamına
Oturuben oldu zakin
Cümlesi de secde kıldı
Hazreti emrullaha
Muhammed ÅŸüüle geldi
Ya size kimler derler
İçinden bir sade geldi
Bizeki Kırklar derler
Ya siz otuz dokuzsunuz
Neden mahindir kırkınız
Birimiz kırk kırkımız bir
Sayru değildir varımız
Selman Åžeydullah`a gitti
Onda tamamdır cümlemiz
Birimize neÅŸter deÄŸse
Bir yere akar kanımız
Selman Åžeydullahtan geldi
Hüü dedi içeri girdi
KeÅŸgürü meydana koydu
İçinde bir üzüm tanesi
Muhammed secdeye koydu yüzün
Hakka teslim etti özün
Cebrail getirdi üzüm
Hasan ile Hüseyin`e
Selman anda hazır idi
Şeydullah`ın diledi
Bir üzüm tanesi koydu
Selman`ın keÅŸgürlahına
Kuduretden bir el geldi
Ezdi engür eyledi
Hatemi ol elde gördü
UÄŸradı müÅŸgül hale
O en gürden biri içti
Cümlesi de mestü hayran
Mümin müslüm uyran buyran
Hep girdiler semaha
El vurdular desti kefa
Dediler Allah Allah
Muhammed hemen girdi
Kırklar ile samaha
Muhammed de coÅŸa geldi
Tacı başından aldı
Kemerbestin kırka böldü
Sarıldılar kırklara
Muhabbetler galip oldu
Yol erkan yerini aldı
Muhammed`i gönderdiler
Hatırlar oldu sefa
Muhammed evine gitti
Ali Hakkı devah etti
Hatemi önüne koydu
Dedi saddak mürtaze
Eveli sen ahiri sen
Ahiri sen batıni sen
Gizli sırlar sana beyan
Dedi ÅŸahi evliya
Şah Hatayım vakıf oldu
Bu sırrın ötesine
Hakkı inandıramadı
Ozü çürük evraha
Mihraçlama bittikten sonra Kırklar semahı yapan hizmetçiler bu duazın bitiminde meydana geçerler, semah ederler. Zakiıln ÅŸu söylemiÅŸ OlduÄŸu seca eylesin niyaz eylesin, sadeleriyle hizmet yürür.
Yörük olur gönül kuÅŸu
Evliya söyletir başı
Hizmetini bilen kiÅŸi
İrfanda niyaz eylesin
İnsin Hakka secde eylesin
Bu irfanı bilen gelsin
Ali katarına girsin
Tecelleye yüzler sürsün
İnsin Hakka secde eylesin
Ali yoludur yolumuz
Hakka malumdur halimiz
Daim irfanda dilimiz
İnsin Hakka secde eylesin
Ali katan bu katar
Demimiz kırklara yeter
Erenler de semah tutar
İnsan Hakka secde eylesin
İrfana giden hacılar
Görmesin aÄŸrı acılar
Yol oÄŸlu müslüm bacılar
İrfanda niyaz eylesin
Kul Budalam dünya fani
Veren alır bir gün canı
Kusura kalmayan Ali
İrfanda niyaz eylesin
Şah Hatayım oldu tamam
IÅŸte geldi sahip zaman
Åžeyh Sofi de oniki imam
İnsin Hakka secde eylesin
Hizmet sahipleri diz çöküp secdeden tekrar ayaÄŸa kalkanlar. Halkacık ÅŸeklinde dönmeye baÅŸlarlar. Aşığın notasına ezgi ile ayak uydururlar. AÅŸağıdaki duaz okunur:
Ali oğluyam ammanıyam
Böyle bir niyetim vardır
Uruma Kadem basalı
Başımda devletim vardır
Ne aradan ne karadan
Sürün münkini aradan
Meyti çıkar maÄŸaradan
Düldül derler atım vardır
Düldül ata binsem gerek
Derya deniz sürsem gerek
Meydanda savaÅŸsam gerek
Atamdan guvatım vardır
İnip Istanbul`u alam
Padişahı suya salam
Ayasofya`da bir dem gılam
Böyle bir niyetim vardır
Pir Sultan`dır benim soyum
Seceremiz elde gayım
Aslımız İmam Hüseyin
İstersen isbatım vardır.
Zakir tekrar kaide deÄŸiÅŸir, bu duaz okunur:
Muhammed Ali nurumuz
Teslimdir Küllü varımız
Hasan Hüseyin Hubyarimiz
İmam Zeynel pirimizdir
Kevser içti İmam Bakır
İmam Cafer göfen okur
Musa-i Kazım kema el okur
Sermayemiz halımızdır
İriza`da bulduk kardaş
Teslim canlar hakka yoldaÅŸ
Taki`ye ikrar bağlandı baş
Aliyül Naki sırrımızdır.
Askeri yem elde teber
Muhammed Mehti`den haber
Dünü günü arzumuz didar
Bu muhabbet karimizdir
Abdalıyam ustaza teslim
Oniki imam Ali neslim
Gürühu Naci ezel aslım
Pir Rehber yolumuzdur
Alevi deyiminde rehber doÄŸru yol gösterendir. Pirsiz ÅŸeytandır.
Delil Uyandırma ve ÇıraÄŸ Yakma
AkÅŸam birliÄŸi duvazından önce bazı yerlerde çıraÄŸ uyandırma bazı yerlerde de mum duası denir. Yani çıraÄŸ aydınlatma senbolü, delilci ismi verilen hizmetçi delili denenin önüne getirir. Ayakları yalın seccadenin üzerine diz çöker.
Hubyarlı Tarikatında
ÇıraÄŸcı ÅŸu duayı okur:
Çırağı rüÅŸan fahri devri ÅŸan
Zuhru İmam Himmeti piran piri Horasan
Kenzili meydan kuvveti evliya sırrı
Abdalan gerçek erenler demine hüüü
Delili çıraÄŸ çırağı evliya Muhammed
Ali`ye selavat
Bismillahi el rahman el rahim
Allahü nurussemaveti yel arz
Mesellü nurihi kemiÅŸketin
Fiyha misbah el misbah
Fiy zücecceh ezzü cetü kennahü
Dürüye gaddümün seceretün
Mubareketün zeytünetün
La ÅŸar giyetin vela garbiyah
Ya gaddü zeytü ha yedüyye
Vela levlem tem seshü
Nara nurun ale nur yehdiyullahi
Binnuri men emsale binnas
Ve Allahü Bi Küllü ÅŸeyin azim
Bunu okur, ayak üzerine kalkar.
Ayak Üzeri
Çün çırağı fahri uyandırdık Hüdanın aÅŸkına
Seyyid el nebi Muhammed Mustafa`nın aşkına
Sakıyı kevser Aliyel Murtaza`nın aşkına
Hem Hatice hem Fatime Hayrullisanın aşkına
Åžah Hasan Åžah Hüseyin halkı Riza aÅŸkına
Ol İmam Embiya Zeynel Abe aşkına
Hem Muhammed Bakır oniki nesli pak
Caferi Sadık İmamı Rehmumanın aşkına
Musayi Kazim İmamı Selfirazi ehli hak
Hem İmami Rıza`yı sabirenin aşkına
Taki Naki hem Hasan Ali Asker`i
Ol Muhammed Mehdi sahip livanın aşkına
Pirimiz ustadımız Hacı Bektaş Veli`nin aşkına
Haşra dek yanan yakılan aşıkların aşkına.
Duvaz bitince er cemali Muhammed Kemali Åžah
Hasan`ı, Åžah Hüseyin Ali Abe`ye selavat diyerek Cemde bulunan cemaat tümü elham süresini okur. Selavet verilir ve bundan sonra dede ÅŸu duayı okur:
Allah Allah mum çırası yandırdın
Ol Hüda`nın aÅŸkına yansın yansın
Yakılsın Hacı Bektaş-ı Veli aşkına
Delil ürüÅŸan ola, münkir periÅŸan ola
Mümünün yolu yürüye Cabir ensardan
Åžefaat ola, er hak Muhammed Ali
Hizmetini kabul yüzünü ak eyleye
Ehlibeyit katarından didarından
Ayırmaya gerçeÄŸe hüüü, der.
O cemaatde bulunan cümlesi, yani dua okunurken amiin der.
Cemasına Allah Allah derler
O yanan delili yerine koyarlar.
HUBYAR ABDAL´IN YOLU
Görgü cemi diÄŸer cemler gibi olamaz. Görgü cemi yılda bir defa olur. Obür cemler tarikatlar kurban cemleri, bir sene içinde çok yapılır. Görgü cemine gelince hak adalet mahkemesi gibi. Orda haklıyı haksızı seçerler. Mesela görülen bir hanenin insanları özünü dara çeker, seccadenin üzerine diz çökerler. Cemaat orda mevcut oniki tane ehli hukuk bilir kiÅŸi orda dede, o hanenin büÄŸüyünü gözönünde tutarak ÅŸu duayı okur sonra.
Cemaate sorar sual eder:
Bismillahi el rahmen el rahim
La fete ille Ali ille düldül ille kamberi ille ÅŸah dar Mansur`un yol Ali`nin eÅŸk ola. Mühüp yola deyince o adamlar secdeye iner. Dede sorar Hak Teala Hazretleri cesedine can verdi, kalbine ilham verdi. GeçtiÄŸin Mansur`un darı gördüÄŸün Hak didarı, çenen Talip, dilin mürÅŸit, aÄŸzın dergah kapısı, kaÅŸların kalemi kudret, gözlerin nuru hidayet, burnun müÅŸgülü kamber, başın tacı devlet, bugün dünya yarın ahiret, ÅŸefaatçın Hz. Muhammet ne gördün? Ne iÅŸittin? der. Tabii o adama konuÅŸma müsadesi verir. O adam Hak gördüm, Hak iÅŸittim. özüm darda, yüzüm yerde, dilim müvretde, hak meydanına geldim, Allah Allah eyvallah, der. Dede, eyvallahın daim ola, bunan kaim ola, ikrarın imanına yoldaÅŸ ola, döktüÄŸün var ise doldur, aÄŸlattığın var ise güldür, yıktığın var ise yap, dilli baÅŸlı doÄŸru söyle, der. Adamlar secdeden başını kaldırır. O zaman dede o hanenin cümlesine, sizi sizden soruyorum, evinizin, köyünüzün, diÄŸer Türk din kardeÅŸlerimizin, yol kardeÅŸlerimizden. Alacağın vereceÄŸin, aÄŸlatıp incittiÄŸin var mı? Sizi sizden soruyorum. Allah ÅŸehidiniz olsun bu meydanda yalan olmaz. Üçyüz altmış altı damarın sana ÅŸahitlik yapar, der. O görülen adamın suçu var ise, yemin edemez. EÄŸer suçu gühanı yok ise eyvallah der, orda niyaz bent olur.
Ondan sonra dede onlara evvel kapı pir hakkını ÅŸeriat hakkını, tarikat hakkını, mesela oniki gün muharrem orucu aÅŸure, yedi gün Hızır İlyas orucu, üç gün medet müvret orucu, PerÅŸembe orucu hakkını der. O adam her cevapta eyvallah hak, der. AÅŸna müsahip çiÄŸindaÅŸ yol erkan gavil garer eÅŸ ile dost ile iyi geçin, nefsine ağır gelecek bir ÅŸeyi hiçbir kimseye düÅŸünme der. O adam da Haklar eyvallah, der. Tekrar dede o cemaatde oturan ehli Huguhlara döner dem erenleri bu can meydana geçti, el benim söz sizin. Almalı mı yallığa canımı, göster doÄŸru yolumu, yolum için Mansur gibi darı Fazlı gibi hançer kabul edeceÄŸim, diye razı mısınız, yolda yolakta yumuÅŸ alıp vermede, komÅŸulukta içerde, dışarda nasıldır? diye sorar. EÄŸer o adamların bir suçu, günahı yok ise, o cemaat Allah razı olsun, böyle komÅŸudan razıyız, derler. Dede destur verir, duasını okur. O adamlar kalkar cemaatle görüÅŸür, tokalaşır, niyazlaşır. O görgüden geçenler bir suç iÅŸlemezse öbür görgüye seneye kadar her tarikata girebilirler. EÄŸer dede sorunca komÅŸu bu adam hayındır veya edepsizdir, felan köyden, felan adamın bunda alacağı var imiÅŸ, derse, o alacağı vermezse o hak orda haklanmazsa, görülemez tarikatlara da gidemez. EÄŸer herkes razıysa, her tarikata gidebilir, dede destur verir. 0 adam duasını alır geçer yerine oturur. Mesala o tarikatın görgünün olduÄŸu köy yetmiÅŸ hane ise yetmiÅŸi bu ÅŸekilde görülür, yola geçer, eÄŸer suçlu ise görgüden geçemez. Ona alevi cemaatinde küstah ismi verilir.
Ondan sonra görgü bittikten sonra görülenler hizayı bozmadan duaya kalkar. Tüm cem birliÄŸine Dede ÅŸu duayı okur:
Allah Allah, görgünüz hayır ola, hayırlarınız çok ola, kusurunuz af ola, cenabı Allah cümlenizi haktan hukuktan ayırmaya, hintdekine yemendekine maÄŸruptakine maÅŸrapdakıne nöbettekine, askerdekine ve mektepdekine hastanedekine, cümlesine Allah yardım ede, keremi evliya gürühu Ali pirimiz üstadımız Hacı BektaÅŸ-ı Veli hu gerçeÄŸin demine hü... diye.
Herkes razılık alır niyazlaşır. Tekrar duaya durulur. Dede ÅŸu duayı söyler:
Allah Allah naz niyaz tealle tevalla hak katında kabulü makbul ola, secdeye inen baÅŸlar aÄŸrı acı görmeye, dünya hakkını dünyada halletmiÅŸ kullardan eyleye, dil bizden lütuf ceddimizden ola, gerçeÄŸe hü... diye.
Tekrar toplumda olan tüm cemaat görülen canlara hü. Mehraliniz mübarek ola, Hazreti Muhammed ÅŸefaatından ayırmaya, der.
Obür cem toplantıları da bu ÅŸekilde olur. Bu görgü cemi bittikten sonra o gün yetiÅŸemez. Ertesi günler kurban hizmetine bakılır. Görülen ÅŸahıslardan kendi isteÄŸi üzerine kurban parası alınır. Hali vakti yerinde olanlar kendi gönül rızalığıyla farklı verir. Fakirlerden çok az bir katkı olur. Ekmek yapılır, bulgur pilavı yapılır. Bir de özbirliÄŸiyle gökten hayırlı hareketin yerden bereketin gelmiÅŸ geçrniÅŸlerin susuz ÅŸehit olanların anısına dua ile bir su içerler. Bu suya Rıza Suyu ismi verilir. Herkes birbiri ile rızalık kapısı bulur. Oniki Hizmet yürür, Kırklar Semahı yapılır. Gönüller semahı yapılır. Cem sefa birliÄŸi ile dede olan ÅŸahıs ÅŸu duayı okur:
Seydi kainat. Hazreti Fahri Ale Muhammed Mustafa`ya selavat. Allah Allah oturan duran piri pir civan akÅŸamlar hazır ola, hayır kapıları açıla, ÅŸer kapıları kapana, bizden olmayan bizi görmeye. Cenab-ı Allah devletimizi, milletimizi payidar eyleye, sancağımızın üstüne sancak, bayrağımızın üstüne bayrak açtırmaya. BoÅŸ gelen dolu gide, dedikodusuz evine varanın demine hü... diye.
Bir de köy topluluÄŸu ile Abdal Musa kurbanı olur. Kadaya kalkan belaya bekçi cemasına derde belaya karşı yapılır. Bu kurbanlar da büyük veya küçük zengin fakir olamaz. Kurbancı lagup ismi verilen hizmet sahibi elini teraziler. Herkese hak kanaat üzere eÅŸit olarak herkese dağıtır.
Alevilikte insana insanlığa çok önem verilir. Alevi kültüründe Hakkın yarattığı iyi bir insanın hiçbir kötüleyecek küfür günah edecek hiçbir yeri yoktur. Cenab-ı Allah Adem`i dünyaya hakem olarak yaratmıştır. Bütün aracı gereci yapıp yürüten Adem fabrikaları kuran Adem, ölmek doÄŸmak, aÄŸlamak gülmek, gam, keder, ÅŸenlik, mubahlık, ibadet eden, ticaret eden, seviyeli tarikatı, marifeti hakikati canlandıran Adem`dir. Adem`in aÄŸzına küfür etsen, o ağız ekmek yer, dua okur, Kur`an okur, gözüne küfür etsen, göz nice mubahyenler görür, eline küfür etsen, cümle kazancı kazanan eldir, el rızkı Ale Allah u Teala.
Hubyar Tarikatında Semah
Semah nedir? Alevilerin temel ibadeti olan cem ayinlerinin içinde semahlar vardır. Semah dönme cemin belli bir aÅŸamasında baÄŸlama eÅŸliÄŸinde kadın ve erkek canların çalınan ezgiler eÅŸliÄŸinde birlikte yaptıkları dinsel törenleridir. Semah dönülmeyi, cem ayininden ayırmak olası deÄŸildir. Semah dönmek cem ayininin içinde yapılan oniki hizmetten birisidir.
Cem ayini sırasında törenin bazı bölümlerinde gözcünün iÅŸaretiyle kadın ve erkek canlar semaha kalkarlar. Semah dönen canlar duygunun sevginin, aÅŸkın dorukta olduÄŸu duygulu bir an yaÅŸarlar.
Semah dönenler adeta kendinden geçercesine büyük bir aÅŸkla, ÅŸevkle huÅŸu içinde ayrı bir dünyaya yolculuk edercesine izleyen canları da mesti hayran edecek tarzda su gibi akıp giderler. Aleviler cem ayininde OlduÄŸu gibi.
